teknoloji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Samsung, ikiye katlanabilen cep telefonlarını gösterdi!


1383771739_samsung-galaxy-flexi-phone-3.jpg

Yeni gelen haberler Samsung’un katlanabilir mobil cihazlar üzerinde çalışmalarını hızlandırdığını gösteriyor. Wall Street Journal'ın iddialarına göre Samsung, görüntü alınmasına izin verilmeyen basına kapalı bir toplantı düzenledi. Şirket bu toplantıda bazı yatırımcılara katlanabilir prototip mobil cihazlarını gösterdi. Samsung’un geçen ay Güney Kore’de katlanabilir mobil cihazlarla ilgili aldığı patent, bu cihazların geleceği konusunda zaten bazı ipuçları vermişti.
Kapalı kapılar arkasında yapılan ve katlanabilir cep telefonlarının bazı konsept versiyonlarının gösterildiği toplantıya katılan Daiwa Securities’in analisti Jae H. Lee’nin söylediğine göre, ilk prototip cihaz kabaca Galaxy S3 büyüklüğündeydi. Ayrıca katlanabilen cihaz kadınların kullandığı toz pudra kutusu gibi yukardan aşağıya katlanıyordu. Analistin açıklamasına göre gösterilen ikinci prototip cihaz ise neredeyse bir tablet bilgisayar büyüklüğündeydi ve katlanınca bir cüzdan kadar kalıyordu. Bay Lee bu konuyla ilgili açıklamasında, her iki cihazında oldukça iyi göründüğünü söyledi.
Samsung, geçtiğimiz ay kavisli ekrana sahip akıllı telefonu Galaxy Round’u tanıttı ancak, bu cihaz tam olarak katlanabilir değildi. Anlaşılan o ki şirket, katlanabilen cep telefonları üzerinde çalışmalarını hızlandırdı.
Devamı →

Türk Telekom’un IPhone Uygulaması

Türkiye’nin en büyük telekomünikasyon ve internet sağlayıcısı şirletlerinden biri olan Türk Telekom A.Ş, online işlemlerinizi yapabilmenniz için geliştirdiği mobil uygulamasını App Store’a sundu!
İnternet dünyasının bugüne gelmesine önayak olan Türk Telekom A.Ş’nin yeni akıllı teknoloji hamleleri hızla sürüyor. Sunduğu telefon ve internet altyapısıyla başarılı adımlar atan TT, abonelerinin online işlemlerini artık internet sitesi yerine iPhone/iPad uygulaması ile kolaylıkla gerçekleştirebilmeyi sağlıyor.
Apple’ın akıllı cihazları için geliştirilen Türk Telekom uygulamasında, fatura işlemleri, görüşme detayları, tarife değişiklikleri, avantajlı fiyatlarla sms gönderimi, istek ve/veya arıza bildirimi, kampanya kodlarıyla indirimler sağlama ve bayi bilgileri ve konumlarına rahatlıkla ulaşabilirsiniz.
En yakın eczane ve sağlık kuruluşları gibi önemli bilgilerin de bulunduğu mobil uygulamaya, ADSL veya Telefon numaranızla giriş sağlayabilirsiniz. iPhone ve iPad için geliştirilmiş Türk Telekom A.Ş uygulamasını App Store’dan indirebilirsiniz.

Devamı →

Video görüşmesi yapmak için 7 uygulama!

7 popüler video sohbet ve konferans uygulamaları...
Farklı cihazlar için geliştirilmiş uygulamalar sayesinde dünyanın neresinde olursanız olun internet üzerinden video görüşmesi yapmak artık çok kolay. Hatta ücretsiz wi-fi bağlantınız varsa bu görüşmeyi bedavaya bile getirebilirsiniz. Bu hafta sizler için en popüler video sohbet ve konferans uygulamalarını bir araya getirdik.


Google Hangouts

Hem Android, hem iOS cihazlarda çalışan Google Hangouts ile 10 kişiye kadar video konferans yapabilirsiniz. Bu video konferansı Google+ veya YouTube üzerinden canlı olarak internetten paylaşmanız da mümkün. Böylece Google Hangouts’u sadece bir video sohbet uygulaması olarak değil, bir video yayın platformu olarak da değerlendirebilirsiniz. Kullanmak için bir Google hesabına ihtiyaç duyacağınız uygulama ücretsiz. Chrome tarayıcısını indirerek Google Hangouts’u tüm bilgisayarlarda da kullanabiliyorsunuz.

iOS: http://bit.ly/15IcpHP

Android: http://bit.ly/13KXLzb

Chrome tarayıcı: http://bit.ly/1cPyux0


Skype

Birkaç yıl önce Microsoft tarafından satın alınan Skype, dünya üzerindeki en popüler video sohbet uygulamalarından birisi. Eğer Premium hesap alırsanız 10 kişiye kadar video konferans da yapabiliyorsunuz. Bunun yanında Skype kredisi alarak da dünyanın her yerinden telefon konuşması yapabilirsiniz. Skype’ı cep telefonundan, PlayStation 3’e kadar çok farklı cihaz üzerinde kullanmanız mümkün.

İndirmek için: http://bit.ly/18x3woE


Facetime

Facetime ile tüm Apple kullanıcıları birbirleriyle video görüşmesi yapabiliyor. Birden fazla kişiyle video konferans yapmak ise maalesef mümkün değil. Uygulamayı ilk defa kullanmadan önce, cep telefonunuza gelecek olan aktivasyon kodunu bir seferlik girmeniz gerekiyor. Eğer Apple TV kullanıyorsanız, yaptığınız görüşmeyi doğrudan televizyonunuza yansıtabilirsiniz. Bunun için cihazınızdaki AirPlay-Yansıtma özelliğini aktive etmeniz gerekiyor. Uygulama, son nesil iPhone, iPod Touch ve iPad cihazlarında yüklü geliyor. Mac kullanıcılarının ise uygulamayı ayrıca indirmesi gerek. Fiyatı 1.79 TL.

İndirmek için: http://bit.ly/1byO5OB


ooVoo

Aynı anda 12 kişiye kadar video konferans yapabileceğiniz ooVoo ücretsiz bir uygulama. Üstelik, video konferansa katılmak için uygulamayı indirmek de gerekmiyor; Facebook, Twitter veya e-posta üzerinden paylaştığınız bir linke tıklayan herkes video konferansa katılabiliyor. Uygulamanın iOS, Android, Windows ve Mac için geliştirilmiş farklı versiyonları var.

iOS: http://bit.ly/16dTJnb

Android: http://bit.ly/14O2EvP

Diğer platformlar: http://www.oovoo.com


Tango
Tango ile hem video konuşması yapabiliyor hem de mesajlaşabiliyorsunuz. Uygulamayı kullanabilmek için her iki tarafın da Tango’yu yüklemiş olması şart. Uygulamanın yakınlardaki Tango kullanıcılarını göstermek gibi ilginç bir özelliğinin olduğunu da not etmekte yarar var. Eğer mahremiyet kaygısıyla bu özelliği iptal etmek isterseniz, cihazınızın konum servisleri ayarından uygulama iznini kaldırmalısınız. Uygulama ücretsiz ama animasyon ve e-kart gibi bazı ekstra özellikler için ödeme yapmalısınız.

iOS: http://bit.ly/17rjG1w

Android: http://bit.ly/1cPoELQ

Windows Phone: http://bit.ly/17Pg7kQ


Fring

Hem video konuşması yapabileceğiniz hem de mesajlaşabileceğiniz bir uygulama. Ayrıca dakikası 1 sentten başlayan fiyatlarla dünya üzerindeki tüm numaraları aramanız mümkün. Özellikle sık yurtdışı görüşmeleri yapanlar bu uygulamayı tercih edebilirler. Fring’le dört kişiye kadar video konferans yapabiliyorsunuz. Uygulamayı kullanmanız için telefonunuza SMS’le gelecek olan güvenlik kodunu girmeniz gerekiyor.

iOS: http://bit.ly/13C474R

Android: http://bit.ly/13C5Sz7


Qik

iOS, Android ve BlackBerry cihazlar için geliştirilmiş olan bu uygulama ücretsiz. Qik ile hem diğer kullanıcılarla video konferans yapabiliyor, hem de kaydettiğiniz görüntüleri Facebook, Twitter, YouTube veya e-posta üzerinden herkesle paylaşabiliyorsunuz. İsterseniz bu videoları kişiye özel olarak da yayınlayabilirsiniz.

iOS: http://bit.ly/13mBmyd

Android: http://bit.ly/15I9jDV

BlackBerry: http://bit.ly/1d9Ivnw
Devamı →

HTC'de dolandırıcılık ve hırsızlık şoku yaşanıyor

Son dönemde mali anlamda üzerindeki kara bulutları dağıtamayan HTC, şirket içerisinde yaşanan dolandırıcılık ve ticari sırların çalınması hadisesi ile karşı karşıya kaldı. HTC Başkanı Cher Wang  tarafından yapılan şikâyet neticesinde şirketin üst düzey beş yöneticisi gözaltına alınırken, söz konusu şahısların tasarım ekibi içerisinde yer aldığı, dolandırıcılık girişiminde bulunduğu ve şirketin ileriye dönük bazı projelerini çaldığı iddia ediliyor.
Thomas Chien (Ürün Tasarımı Başkan Yardımcısı), Wu Chien (Ar-Ge ve üst düzey tasarım takım yöneticisi) ve Justin Huang (HTC One tasarım sorumlusu direktörü) gözaltına alınan yöneticilerin başında gelirken, kişilerin yakın zamanda HTC’den ayrılarak Çin’de bağımsız bir tasarım şirketi kurmayı amaçladıkları iddia ediliyor.
1378097380_htc-one.png
Raporlarda yer aldığına göre HTC One tasarımı için yapılan harcamalarda şirkete 334 bin dolar tutarında ekstra bir fatura çıkarıldığı ifade ediliyor. Bu paranın ise gözaltına alınan şahıslar tarafından paylaşıldığı raporun dikkat çeken ayrıntılarından biri.
Bir diğer iddia ise şirket sırlarının çalınması şeklinde. HTC’nin önümüzdeki dönem üst sınıf modellerinde yer vermeyi plandığı Sense 6 kullanıcı arayüzüne dair detayların Ürün Tasarımı Başkan Yardımcısı Thomas Chein’in kopyalarken yakalandığı ve söz konusu dosyaları e-posta yolu ile dağıttığı bildiriliyor.
HTC cephesinden ticari sırların korunmasına yönelik kısa bir açıklama gelirken, adli soruşturmanın devam ettiği ve bu sebeple daha fazla açıklamanın yapılamayacağı bildirildi.
Devamı →

3 boyutlu görüntülü görüşme

Skype, görüntülü telefon görüşmelerini üç boyutlu hale getirmek için çalıştığını doğruladı.

Şirketin üst düzey yöneticisi Mark Gillet, BBC’ye Skype’ın 10′uncu yıldönümü dolayısıyla verdiği özel mülakatta, ”Laboratuvarda üç boyutlu ekran teknolojisine ve üç boyutlu görüntü çekimine dair çalışmalarımız var.” dedi.
Skype, geçen Nisan ayında verdiği bir reklamda iş toplantılarına fiziken seyahat edemeyen kişilerin ”vücut ikizlerini” yaratmak isteğinden bahsetmişti.
O zamandan beri şirketin bu olasılığa ne kadar yaklaştığı konusunda geniş çaplı spekülasyon yapılıyor.
Laboratuvarda başardık
Skype, 2011 yılında Microsoft tarafından satın alınmıştı.
Microsoft’un Skype’dan sorumlu genel müdür yardımcısı Mark Gillet, BBC mülakatında, üç boyutlu telefon teknolojisinin piyasaya sürülmesinin daha yıllar alabileceğini belirterek beklentileri abartmamak gerektiğine vurgu yaptı.
”Ekran teknolojisi çok hızlı ilerliyor. Şu an piyasada üç boyutlu görüntü kapasitesine sahip televizyon ya da bilgisayar monitörleri var ve alıcısı da çok. Ama görüntüyü çeken cihazlarda durum farklı.
”Üç boyutlu görüntü çekme teknolojisi için bilgisayara birden fazla kamera yerleştirmek, bunları çok ince bir ayarla ve doğru açılarla kurmak gerekiyor.
Gözlük engeli
”Bunu laboratuvarda yarattık, çalıştırmayı başardık. Ama bu teknolojiyi piyasaya sürmeden önce varolan cihazları elden geçiriyor ve bu teknolojiyi kaldırıp kaldırmayacaklarına bakıyoruz.”
Üç boyutlu cihaz teknolojisinden gelen bazı olumsuz sinyallerin ardından Skype’ın araştırması pazarı yeniden canlandırabilir.
Disney yakın zaman önce üç boyutlu bir kanalından vazgeçmeye karar verdi. Keza BBC de üçüncü boyutla süregiden iki yıllık deneyini sona erdireceğini açıklamış bulunuyor.
Fakat üç boyutlu görüntünün standartlaşmasını büyük bir şevkle destekleyenler de var.
Bir gün ‘standartlaşacak’
‘Avatar’ filminin yönetmeni James Cameron bir süre önce BBC’ye verdiği mülakatta üç boyutlu görüntünün eninde sonunda eğlence dünyasında standartlaşmasının ”kaçınılmaz” olduğunu, ama bunun için önce özel gözlüklerden takmanın ortadan kalkması gerektiğini söyledi.
Cameron, gerçek dünyayı gözlüksüz gördüğümüz için seyircilerin de üç boyutlu teknolojiyi tam anlamıyla benimsemesi için gözlük takma zorunluluğunun aşılması gerektiğini düşünüyor.
Mark Gilllet, Cameron’a hak verdiğini söylüyor.
Skype yöneticisi üç boyutlu video telefon aramaları yaygınlaşmadan önce sözkonusu teknolojinin diğer alanlarda standartlaşmasını daha olası görüyor.
Devamı →

Bir efsane daha bitiyor!

Atom işlemciler için yolun sonu göründü!

Dev şirketlerin efsane olmuş markalarını birer birer tarihe gömmeleri devam ediyor. İşte son kurban!


Intel, doğal olarak, içerisinde kendi işlemcilerinin yer aldığı daha fazla bilgisayar satmaya çalışıyor ve yeni bir söylentiye göre, firma, ürünlerinden biri üzerindeki marka adını kaldırarak satışlara ihtiyacı olan desteği vermeyi planlıyor. Digitime sitesinin adı verilmeyen kaynaklara dayanarak yaptığı habere göre Intel, 2013'ün son çeyreğinde, Atom adını ürünlerinden kaldırabilir.

Haberde, Atom işlemcilerinin şu anki sürümlerini kullanan PC ve tabletlerin satışının, Atom adının kullanıcılar üzerinde kötü bir etki yaratmasından kaynaklı düşmüş olduğu söyleniyor. Bilindiği gibi Atom işlemciler, ilk kez netbook'larda karşımıza çıkmış ve "düşük performanslı ama düşük enerji tüketimli" modeller olarak lanse edilmişti.

Şu ana kadar Intel'den konu hakkında resmi bir açıklama gelmiş değil. Intel'in 2013 sonlarına doğru çıkarmayı planladığı yeni sürüm Atom işlemciler, "Bay Trail" mimarisi üzerine kurulmuş olacak. Intel, Atom dışında iki modelde daha aynı mimariyi kullanacağını haziran ayında açıklamıştı. Bay Trail'in kullanılacağı Celeron çipler mobil ürünler için kullanılacakken, Pentium çipler düşük maliyetli PCler için kullanılacak.

Intel'in Atom adını kaldırıp, bu yeni ürününe de Celeron ve Pentium adını vermesi muhtemel. Ancak dediğimiz gibi, Intel'den konu hakkında henüz bir açıklama yok. Şimdi beklenen ise Intel'in bu söylentilere resmi bir cevap vermesi.
Devamı →

Yeni Google Maps iOS'a geldi!

Google Maps yapmış olduğu değişiklikleri iOS'a da entegre etti.
   
Harita servisinde değişikliğe giden Google, birçok yenilik barındıran yeni harita uygulamasını iOS işletim sistemleri içinde aktif hale getirdi. Yenilenen Google Maps, iPad desteğiyle birlikte App Store‘dan indirilebiliyor.
İlk kez Mayıs ayında düzenlenen I/O konferansında tanıtılan yeni Google Maps, öncelikle web versiyonuyla kullanıcı karşısına çıkmıştı. Gerekli testleri tamamlayan arama motoru devi, iki büyük mobil platform için de servisin yeni uygulamalarını yayına aldı. Daha önce davetiye ile kullanıcılara deneme şansı veren Google, halen önizleme sürümünde olan uygulamayı herkese açtı.
Son gelişmeyle birlikte yenilenen Google Maps’e web ve mobilden ulaşmak mümkün olacak. Web arayüzünde gereksiz düğme ve panellerin yerine, daha işlevsel hale getirilen arama çubuğu bulunuyor.
Yeniliklerin içinde geliştirilen navigasyon sistemi ve daha verimli hale getirilen keşif seçenekleri bulunuyor. Ayrıca artık rota oluşturma, güncel trafik durumu ve alternatif yol önerileri gibi becerilere sahip olan navigasyon özelliğine ek olarak Google Maps artık konum tabanlı mekan değerlendirme servisi olarak da kullanıcılara hizmet veriyor.
teknoloji
Devamı →

100 mega piksellik kamera geliştirildi!

Çin'de 100 mega piksellik kamera geliştirildi.

Çin Bilimler Akademisinden yapılan açıklamada, Optik ve Elektronik Enstitüsü'nde geliştirilen kameranın ülkedeki en yüksek piksele sahip kamera olduğu kaydedildi.
IOE3-Kanban adlı kameranın 10,240 x 10,240 piksel görüntü üretme kapasitesi olduğu belirtilirken, kameranın küçük ve hafif olduğu ifade edildi.
Kameranın en geniş kısmının 19,3 santimetre olduğu kaydedilirken, cihazın -20'den 55 derece sıcaklığa kadar kullanılabileceği açıklandı.
Ayrıca haritalama, şehir planlaması, felaket izleme gibi alanlarda da kullanılacağı belirtilen kameranın gelişmiş optik sistemi olduğu ve yüksek kapasitede data kayıt sistemi bulunduğu bildirildi.
Enstitü son olarak 2001-2005 yılları arasında 81 megapiksellik bir kamera geliştirmişti.
Devamı →

ABD insansı 'Atlas' robotları üzerinde çalışıyor!

ABD'de, doğal felaketlerde orduya yardımcı olmak üzere insansı robot geliştirme projesi üzerinde çalışma yürütülüyor.
İki metre boyunda olan ve 'Atlas' adı verilen robotlar, ABD Savunma Bakanlığı İleri Araştırma Projeleri Ajansı DARPA'nın talebi üzerine geliştirildi.

Robotlar acil durumlarda yerine getirmeleri gereken sekiz görev üzerinde yoğunlaşıyor.
Bu görevler için gereken yazılım programlarının, altı ekip tarafından Aralık 2013 tarihine kadar tamamlanması öngörülüyor.
Atlas'ın tasarımını, orduya yardımcı olacak robotlar üzerinde çalışma yürüten Boston Dynamics adlı robot şirketi yaptı.
İnsan gibi iki kolu ve iki bacağı olan, yürüyerek hareket eden ve elleri tutabilen Atlas, stereo lazer tarama sistemi ile görebiliyor da. Hızlı bağlantı sistemi ile merkezle iletişim kurabilen robot, felaket bölgelerinden veri de aktarabiliyor.
Bugüne kadar Atlas'ın sanal versiyonu üzerinde çalışma yapılabiliyordu. Bir sonraki aşamada ise sanal robot için hazırlanan algoritmalar ve kontrol programları gerçek Atlas'a transfer edilecek.
Beş ay sürecek deneme çalışmaları sırasında Atlas'ın araba kullanma, engel temizleme, merdiven tırmanma, vanayı bulup kapatma ve yangın söndürme hortumu bağlama gibi becerileri kullanması gözlenecek.
Aralık 2013'te yapılacak olan değerlendirmede en iyi performans gösteren ekip, 2014 sonlarına kadar bu sekiz görevi en iyi şekilde yerine getirmek üzere Atlas'ı geliştirmek için fon alarak projeyi sonuçlandırma hakkı kazanacak.
Proje müdürü Gill Pratt, "Robotların göstereceği beceriler bakımından beklentileri fazlasıyla ilerlettik." dedi.
DARPA robot geliştirme konusunda ilerleme kaydetmek üzere böyle bir yarışma başlatma kararı aldı.
Mevcut robotlar oldukça uzmanlaşmış olmakla birlikte, gerçek dünyanın sorunlarıyla uğraşma becerileri sınırlı.
Yarışmaya katılan ekipler arasında Carnegie Mellon, NASA Jet Laboratuarı, Virginia Tech ve Schaft'tan araştırmacılar bulunuyor.

Devamı →

Gece karanlığında güneş enerjisiyle uçuyor

ABD'nin California eyaletindeki San Francisco'dan dün havalanan güneş enerjisiyle çalışan uçak Solar Impulse'ın, Phoenix'teki Sky Harbor Havalimanı'na iniş yaptığı belirtildi.

Uçak, havacılık tarihinde "kilometre taşı" diye nitelenen yolculuğuna buradan devam edecek ve başka kentlere de uğrayarak ABD'yi boydan boya katedecek.

Her şey planlandığı gibi giderse Solar Impulse, Phoenix'ten sonra Dallas-Fort Worth, St. Louis, Washington ve New York'a uğrayacak. Her bir uçuş 19-25 saat sürecek ve uçuşlar arasında 10 gün kadar mola verilecek.

Ağırlığı bir otomobilinkine denk düşen ve kanatları üzerinde 12 bin "güneş pili" bulunan uçak, iki pilot tarafından dönüşümlü olarak idare ediliyor. Denemenin, sadece güneş enerjisiyle çalışan bir uçağın gündüz ve gece uçuşlarıyla, ABD'yi boydan boya kat edecek olması açısından bir ilk olduğu ifade ediliyor.

Güneş enerjisiyle çalışan uçakların, yakıtlı olanların yerini alması beklenmiyor. Proje güneş enerjisinin potansiyelini ortaya koymayı amaçlıyor.
Devamı →

Türkiye çip üretebilecek mi?

Türkiye’den bir Apple ya da Samsung çıkar mı? 1,5 trilyon dolarlık bilgi teknolojileri pazarında oyunun dışında kalan Türkiye kendine yer açmaya çabalıyor. İTÜ bünyesinde açılan laboratuvarla da bunun ilk adımı atıldı.
Günümüz modern elektroniğinin temelinde çip teknolojisi yatıyor. Uçaklarda, arabalarda, televizyonlarda, cep telefonunda, bilgisayarda, internette içinde elektrik olan ne varsa bunların her birinin içinde çip var. Bilgi ekonomisine, bilgi teknolojisine geçmek isteyen ülkelerin mutlaka kendi çiplerini üretmesi gerekiyor. 1,5 trilyon doları bulan bu pazarda Türkiye’nin esamesi okunmuyor.
Bu durumu değiştirmek için harekete geçen ilk kurum İstanbul Teknik Üniversitesi oldu. Üniversitede VLSI Ölçme Laboratuvarı açıldı. Laboratuvara Agilent Technologies ve Spark da katkı sağlıyor.
Açılış töreninde konuşan İTÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca, İTÜ’nün ulusal ve uluslararası platformlarda akademik ve bilim alanlarındaki katkılarını da vurgulayarak, İTÜ VLSI Ölçme Laboratuvarı’nın önemine değindi. Prof. Dr. Karaca, “İTÜ VLSI Ölçme Laboratuvarı ile, akademik açıdan daha nitelikli bilimsel araştırma ve yayınların yapılmasının önü açılmış oldu. Eğitim öğretim kalitesine doğrudan etki edecek olan bu proje, İTÜ’nün dünya çapındaki mevcut yüksek güvenilirlik ve saygınlığını daha da artıracaktır. Ayrıca bu durum, İTÜ’nün uluslararası bilim dünyasıyla entegrasyonunu da geliştirecektir. İTÜ VLSI Ölçme Laboratuvarı, İTÜ’nün bugüne kadar Türkiye’ye ve dünyaya birçok alanda yaptığı önemli katkılara bir yenisini daha ekleyecektir. Önümüzdeki süreçte, bugüne kadar ‘ilk FM yayını’, ‘ilk TV yayını’, ‘ilk tümleşik devre’ gibi ilklerde öncü olan İTÜ’nün, bu konulardaki bilimsel öncülüğünü sürdürmesi ve anılan stratejik teknolojiler için uluslararası bir cazibe merkezi haline gelmesi sağlanmış olacaktır” şeklinde konuştu.
Türkiye, 1,5 trilyon dolarlık pazara girebilecek
İTÜ Elektrik Elektronik Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Devrim Aksın da, “İstisnasız tüm sektörlerde her türlü üründe yer alan VLSI teknolojisi, tıptan uzay çalışmalarına, ev aletlerinden cep telefonlarına kadar çok geniş bir yelpazede binlerce çeşit üründe bulunuyor. İleri teknoloji konusunda ürün ve bilgi üretilebilmesi için; ‘tasarım’, ‘üretim’ ve ‘test olmak üzere üç temel sacayağına ihtiyaç duyulduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Devrim Aksın, “Tasarım yapabilecek gerekli bilgi birikimine ve yazılımlara sahip olmak, üretim sürecine erişebilir olmak ve ürünlerin ölçülebilmesi, test edilebilmesi, günümüzde ticari ve bilimsel yüksek performanslı elektronik ürünlerin geliştirilmesini mümkün kılıyor. Kurmuş olduğumuz İTÜ VLSI Ölçme Laboratuvarı, Türkiye’de eksik olan test ayağını tamamlıyor.
Yüksek performanslı hassas ve doğru ölçme olanağı sunacak İTÜ VLSI Ölçme Laboratuvarı sayesinde Türkiye, artık kendi ileri teknolojisini üreterek, yüksek katma değerli 1,5 trilyon dolarlık dünya elektronik pazarına daha güçlü girebilecek. Türkiye, artık üretebileceği ileri teknolojileri ile 1,5 trilyon dolarlık pazarda payını yükseltecek” dedi.
Beyin göçünü durduracak, tersine çevirecek
İTÜ VLSI Ölçme Laboratuvarı’nın, ekonomik katkılarının yanı sıra Türkiye’de yenilik içeren fikirlerin sayısını artırarak, bilimsel üretkenlik, patent sayısı ve kalite çıtasını da yukarı taşıyacağına dikkat çeken Yrd. Doç. Dr. Türker Küyel, “Bu laboratuvarı; VLSI alanında 35 senenin üzerinde ABD iş tecrübesi sahip, 16 patente, onlarca konferans bildirisi ve makale ile uluslararası ödüle sahip bir kadro kurdu ve yönetiyor. Böyle bir laboratuvarın varlığı, böyle bir alt yapının olması; Türkiye’de dünya çapında araştırma geliştirme yapılmasına olanak sağlayacak. Yurtdışındaki araştırma ortamını İTÜ’de sağlandığımız için beyin göçünü engelleyecek hatta tersine çevirecek. Çünkü, ABD’deki ya da diğer ileri ülkelerdeki araştırma altyapısı artık İTÜ’de de var” diyerek, İTÜ VLSI Ölçme Laboratuvarı’nın beyin göçünü tersine çevirmesine ilk örneklerin de; çalışma arkadaşı Yrd. Doç. Dr. Devrim Aksın ve kendisi olduğunu belirtti.
Prof. Dr. Duran Leblebici hizmete açtı
Konuşmalar ve imza töreninin ardından İTÜ VLSI Ölçme Laboratuvarı, adını taşıdığı Prof. Dr. Duran Leblebici tarafından kesilen kurdele ile birlikte resmen hizmete açıldı. VLSI alanında Türkiye’de ilk adımları atan bilim dünyasının duayen ismi Prof. Dr. Duran Leblebici, bir zamanlar öğrencileri olan bilim insanları tarafından bu laboratuvarın kurulması ve kendi isminin verilmesinden ötürü duyduğu mutluluğu dile getirdi.
Türkiye’de yeni bir başlangıç yaratacak
İTÜ Elektrik Elektronik Fakültesi bünyesinde kurulan İTÜ VLSI Ölçme Laboratuvarı ile Türkiye kendi ileri teknolojisini geliştirebilecek, elektronik ürünlerini üretebilecek. Türkiye’nin bu kapsamdaki ilk laboratuvarı olma özelliğini taşıyan İTÜ VLSI Ölçme Laboratuvarı’nın kadrosu, daha önce ABD’de benzer laboratuvarları kuran deneyimli Türk bilim adamlarından oluşuyor.
Devamı →

Makineler arası iletişime özel SIM Kart

Avea, makineler arası iletişim alanındaki inovatif çözümlerini, bu çözümlere özel olarak geliştirdiği M2M SIM kartlarıyla destekliyor.


Yeni M2M SIM kartları sayesinde ulaşım, lojistik, elektrik, su, mobil sağlık, görüntüleme ve kontrol sistemlerinin yanı sıra ödeme ve bankacılık sistemleri gibi pek çok alanda kullanılan cihazlar uzaktan takip edilip; yönetilebiliyor

Türkiye’nin en yenilikçi operatörü Avea, teknolojinin her alanında olduğu gibi, makineler arası iletişimde de inovatif çözüm odaklı yaklaşımına devam ediyor. Avea, ulaşımdan enerjiye, sağlıktan tarım ve hayvancılığa kadar birçok farklı sektörde müşterileriyle buluşturduğu M2M servislerini şimdi de bu servislere özel SIM kartlarla destekliyor. Teknoloji devi Telefonica ile gerçekleştirdiği işbirliğinin ardından, M2M SIM Kartlarını da müşterileriyle buluşturan Avea; M2M alanında uluslararası standardı takip ettiğini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Müşterilerine hayatın her alanında en farklı ve an avantajlı hizmeti sunabilmek adına, son 3 yılda AR-GE Merkezi’ne 80 milyon TL yatırım yapan Avea, hali hazırda yüzbinlerce makinenin birbiriyle iletişim kurmasını sağlıyor. Avea’nın sunduğu uluslararası standartlardaki M2M teknolojisiyle, telemetri/sayaç ve takip sistemlerinde doğru ölçümleme ve faturalandırma yapılıyorken; akıllı tarım ve uzaktan sera takip çözümleriyle de tarımda verimlilik ve doğal kaynaklarda tasarruf elde ediliyor. Öte yandan, Avea farkıyla sunulan araç takip çözümleriyle de saha ekipleri uzaktan etkin olarak yönetilip, rota optimizasyonu sağlanıyor.
Avea’nın hayata değer katan M2M çözümleri ile bireylerin hayatı kolaylaşırken;  kurumsal işletmelerin veya kamu kuruluşlarının toplam maliyet ve işgücünün yanı sıra zamandan da ciddi tasarruf etme fırsatı yakalayabileceklerini vurgulayan Avea Stratejiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Kadir Boysan,“Telefonica ile gerçekleştirdiğimiz işbirliğinin ardından makineler arası iletişime özel olarak geliştirdiğimiz yeni M2M SIM kartlarımızla da M2M teknolojisinde dünya standartlarını takip ettiğimizi bir kez daha göstermiş olduk. Avea olarak, M2M çözümlerimizle kamu ve kurumsal müşterilerimizin verimliliğini artırırken zaman ve maliyetten tasarruf etme fırsatı sunarak destek oluyoruz. Bu şekilde uzun vadede işlerini daha da büyütüp, pazarda daha avantajlı bir konuma sahip olabileceklerine inanıyoruz. Bireysel müşterilerimizin ise M2M çözümleri ile günlük hayatlarını kolaylaştırıyoruz. Geleceğe teknoloji üretme hedefiyle çıktığımız bu yolda ilerlemeye kararlıyız. M2M alanında sunduğumuz inovatif çözümlerimizle tüm müşterilerimizin hayatlarına değer katmak için çalışıyoruz. Önümüzdeki dönemde de hem bireysel hem de kurumsal müşterilerimize yönelik farklı hizmetler geliştirebilmek adına makineler arası iletişim alanındaki yatırımlarımıza devam edeceğiz.” dedi.

Standart (normal M2M SIM kart) ve Chip (endüstriyel SIM kart) formatında geliştirilen M2M SIM kartları, diğer kartlardan farklı olarak, -40 dereceden 105 dereceye kadar değişen, uç sıcaklık derecelerindeki ortamlarda çalışabiliyor. Nem, aşınma, sürtünme gibi dış etkenlere karşı da dayanıklı olan M2M SIM kartları 15 yıla kadar kullanılabiliyor.
Devamı →

Koku duygusuna hitap eden ekran!

Google'ın bugün kullanıcılara 1 Nisan şakası olarak yaptığı ekrandan koku almayı sağlayan Google Burun uygulaması gerçek oldu.

Japon bilim adamlarının geliştirdiği, görme ve işitmenin yanı sıra koklama duyusuna hitap eden ekran, ABD'nin Florida eyaletine bağlı Orlando kentinde geçen hafta düzenlenen IEEE Virtual Reality adlı sanal gerçeklik teknolojisi konferansında sergilendi.

Japonya'daki Tokyo Tarım ve Teknoloji Üniversitesi'nden Haruka Matsukura başkanlığındaki Japon bilim ekibince geliştirilen ekran, buharlaşma özelliği bulunan jel topaklarındaki kokuyu, her biri ekranın bir köşesinde yer alan dört hava kanalı aracılığıyla çevreye yayan bir sistemden oluşuyor. Küçük vantilatörler aracılığıyla ekranın yüzeyine paralel olarak havaya bırakılan koku, vantilatörlerin çeşitli şiddetlerde ve yönlerde üflemesi sayesinde ekranın hemen her yerine yönlendirilebiliyor. Bilim adamlarının çok hassas bir şekilde ayarladıkları hava akımı sayesinde, kokunun gerçekten ekranda görünen nesneden geldiği izlenimi yaratılıyor.
Sergilenen sistemin, şu an için bir seferde yalnız bir çeşit koku yayabildiğini belirten araştırmacılar, ikinci aşamanın ise kokuları, yazıcılardaki kartuşlara benzer bir kartuşta bir araya getirerek değişik kokular elde etmek olduğunu kaydetti. Araştırmacılar, geliştirdikleri sistemin ekranlardan gösterilen reklamların etkisinin artırılmasında kullanılabileceğinin altını çizdi.
Devamı →

Baskıda 3D Dönemi

Fiyatları ucuzlayan ve evlere bile giren 3D yazıcılar artık daha kabiliyetli. Bu teknolojinin geldiği noktayı ve geleceğini sizler için araştırdık.

Bulaşık makinesindeki bardakları yerine yerleştirirken yere düşürüp kıran Burak, önce kendine kızdı. Birden aklına işyerindeki prototip üç boyutlu yazıcı geldi. Özel bir ürün olan XK124, camdan malzemeleri üç boyutlu olarak basabiliyordu. Evdeki kırılan bardağın diğer eşinden üç boyutlu modelleme yapan Burak, sabah ofise gittiğinde bu model yardımı ile baskı almaya hazırdı. Bilgisayarı cihaza bağladı ve 'Yazdır' komutunu verdi. 30 dakika sonra evdeki takımın aynısı bir bardağa sahipti.
Okuduklarınız size biraz garip geliyor değil mi? Yukarıdaki senaryo şimdilik gerçek olmasa da çok da uzak olmayan yakın bir gelecekte kırılan bir bardağı evimizde de basabileceğiz.
Her şey 1970'li yılların sonunda başladı
Üç boyutlu yazıcıların tarihi bilgisayar tarihi kadar eski. 1970'li yılların sonlarına doğru bilim dünyasının gündemine girmeye başlayan bu cihazlar o dönemler çok büyük ve çok pahalı cihazlardı. 1980 ve 1990'lı yıllarda ticarileşen bu cihazlar temelde CNC tezgahına monte edilmiş bir yazdırma ucundan oluşan teknik ürünlerdi.
Amaç prototip üretimiydi
Üç boyutlu yazıcılar temelde bir ürünün piyasaya çıkmadan önce son halini görebilmek için tasarlanmış cihazlardı. Bu sayede bir ürün seri üretime geçmeden önce bu yazıcılardan çıkış alınıp son haline bakılabiliyordu. Bu da hem maliyet tasarrufu hem de olası sorunların önceden görülmesini sağladığı için ciddi bir kolaylık getiriyordu.
Genelde bir modelleme yazılımı ile uyumlu çalışan üç boyutlu yazıcılar standart yazıcılardan farklı olarak mürekkep yerine farklı materyaller kullanıyor. Plastikten, policarbona kadar birçok malzemeyi kullanabilen üç boyutlu yazıcılar modeli olan birçok karmaşık nesneyi basabiliyor.
Neler basılabiliyor?
Bu nesneler arasında hareketli parçalara sahip cihazlardan, İngiliz anahtarına, insan figürlerinden, satranç taşlarına kadar onlarca farklı seçenek bulunuyor. Günümüzde üç boyutlu modellemesi bulunan hemen hemen her şey basılabiliyor. Modellemesi olmayanlar ise üç boyutlu tarayıcılarla anında dijitalize edilip yazıcının anlayacağı formatlarda kullanılabiliyor.
Fiyatlar ucuzladı
Yakın zamana kadar üç boyutlu yazıcıların fiyatlarının yüksek oluşu ve kullanmak için ileri seviye teknik bilgi gerektirmesi genelde belli bir kesim tarafından tercih edilmelerine yol açmıştı. Günümüzde ise bu ürünler 1500-2000 Dolar'dan başlayan fiyatlarla satılıyor. Kullanımları ise eskiye oranla daha kolay olan bu yazıcılar evlerimizi de girmeye başladı.
Farklı yöntemler var
Üç boyutlu yazıcılar da farklı türlerde materyal kullanıyorlar ve farklı tekniklerle çalışıyorlar. Giriş seviyesi olarak kabul edebileceğimiz cihazların büyük bir çoğunluğu yukarıdan aşağıya üretim tekniğine sahip ve modelin en altından başlayıp en üstüne kadar baskı alarak üretim yapıyorlar.
Yazıcıların kullandığı malzemeler de üretim tekniklerine göre farklılık gösteriyor. Termoplastik, Metal, titanyum, seramik tozu, kağıt, Foto polimer ve daha birçok malzeme yazıcılar tarafından kullanılıyor. Genelde lazerle eritme yöntemini kullanan yazıcıların laminasyon ya da ışıkla polimerleştirme yöntemlerini kullanan versiyonları da bulunuyor.
Silah bile basanlar oldu
ABD'li mühendis Michael Guslick geçen yılın Ağustos ayında evindeki yazıcıdan bir silah yaptığını açıkladı. Mühendis, AR-15 kodlu silahı evde ürettiğini ve birkaç el atış yaptığını da ifade etti. Her ne kadar bu konuda bir kısıtlama olmasa da yazıcıdan silah basabiliyor olmak beraberinde bazı tartışmaları da getirdi.
Devamı →

Telefonlar 5 saniyede şarj edilebilecek!

Araştırmalar, grafen temelli süperkapasitörler sayesinde cihazların bin kata kadar daha hızlı şarj olabileceklerini ortaya koydu. Bu da ortalama bir telefon için 5 saniye yapar...
Pil teknolojisinde, elektrik yükünün depo edildiği parçalara kapasitör adı veriliyor.
Bir atom kalınlığında karbon tabakasından oluşacak enerji üniteleri sayesinde elektronik cihazlar eskisinden çok daha hafif olabilecek.
Los Angeles California Üniversitesi, Henry Samueli Mühendislik ve Uygulamalı Bilimler Okulu profesörü Richard Kaner, enerji depolama ünitelerinin elektronik devrelere entegrasyonunun zor olduğunu, bunun da sistemin küçülmesini sınırlandırdığını söyledi.
Yeni mikro-süperkapasitör geliştirmek içi araştırmacılar grafen adı verilen bir atom kalınlığında, karbon levha kullandılar.
Geleneksel yöntemlerle ucuz mikro-süperkapasitör yapmanın zorluğuna işaret eden bilim adamları, bunun maliyeti de artırdığını söyledi.
Araştırmacılar, yeni teknik sayesinde ucuz malzeme kullanarak bir diskin üzerinde, 30 dakikadan daha kısa bir sürede, 100 mikro-süperkapasitör üretmeyi başardıklarını dile getirdiler.
Araştırmada, miro-süperkapasitörlerin üretilmesinde Standard DVD yazıcılar kullanıyor.
Yeni süperkapasitör bataryaların etkili çalışabilmesi için iki elektrotun, aralarındaki boşluğun en fazla olacak şekilde yerleştirilmeleri gerekiyor. Bu sayede kapasitörde daha fazla elektik yükü depo edilebiliyor.
Mevcut teknolojide, üst üste yerleştirilen grafenler elektrot olarak iş görüyorlar. Bu ise elektrik depolanmasında verimi düşürüyor.
Devamı →

Galaxy S4'ten gizemli sızıntı!

Burada göreceğiniz cihaz, Galaxy S4'ün ta kendisi olabilir! Ama çok da heveslenmeyin, çünkü...

Telefon kameraları ne kadar gelişse de, sızıntılarda karşımıza çıkan cepler her nedense hala son derece bozuk, bulanık görüntülere sahipler. Yukarıdaki karanlık fotoğrafta gördüğünüz cep, iddialar doğru ise 14 Mart'ta tanışacağımız Galaxy S4 olabilir.

Fotoğraftan telefonun bir insanın elinde olduğunu, cihazın bir telefon şeklinde olduğunu söyleyebiliyoruz. Bunlar dışında kayda değer tek şey, muhtemelen ekranda görünen Galaxy IV GT-I9500 metni. Bu model numarası, cebin Galaxy S4 olduğunu doğruluyor olabilir. Dikkatli baktığınızda telefonun S3'e kıyasla oldukça köşeli hatlara, sahip olduğunu, üst ve alt çerçevelerinin ise oldukça ince olduğunu görebiliyorsunuz.

Fotoğrafın tamamen bir Photoshop numarası olması da muhtemel. Bakalım Samsung, şimdiye kadar başarıyla sakladığı Galaxy S4'ü tanıtım gününe kadar korumayı başarabilecek mi?
Devamı →

Güç kablosuna ihtiyaç duymuyor!

ASUS, güç gereksinimini tamamen anakart üzerindeki PCI Express slotundan karşılayan yeni ekran kartı modeli ASUS GeForce GTX 650-E’yi duyurdu.

İleri seviye güç kaynaklarına sahip olmayan kullanıcılar için geliştirilen ASUS GeForce GTX 650-E, sadece 60W güç sarfiyatı yaparak uygun fiyata yüksek performans almak isteyenlere çok uygun bir çözüm sunuyor.

Düşük Güç Tüketimi ile Doğaya Dost
ASUS GeForce GTX 650-E, NVIDIA’nın 28nm GPU teknolojine uygun fiyatla sahip olmak isteyenler için kolay ve erişebilir bir fırsat sunuyor. Gerekli gücü PCI Express slotundan temin eden ve ortalama 60W güç sarfiyatı yapan ASUS GeForce GTX 650-E, bilgisayarını yeni bir güç kaynağı almadan geliştirmek isteyenler için gayet uygun bir kart. Düşük güç tüketimi yapan ASUS GeForce GTX 650-E, performanstan da ödün vermiyor. 1GB ve 2GB GDDR5 bellek seçenekleri ile gelecek olan kart orta ve yüksek grafik detaylı bilgisayar oyunlarını akıcı bir şekilde çalıştırabilmesinin yanı sıra 1080p Full HD video oynatabiliyor.

SuperAlloyPower ile Dayanıklılık
ASUS GeForce GTX 650-E ekran kartında ASUS’a özgü SuperAlloyPower bileşenler kullanılıyor. Bu sayede ekran kartının ömrü standart bir GeForce GTX 650’den 2,5 kat daha uzun oluyor. SuperAlloyPower bileşenler yüksek sıcaklıklar ve strese karşı standart güç dağıtım tasarımlarına göre çok daha dayanıklılar. Bu da 50.000 saat çalışma ömürlü katı Kapasitörlerle sağlanıyor.

Toz girmesini ve birikmesini engelleyen fan tasarımı ile ASUS GeForce GTX 650-E uzun süre sorunsuz çalışabilen bir soğutma sistemine de sahip. ASUS tarafından yapılan testler, bu fan tasarımının kartın ömrünü standart GeForce GTX 650 modellerine göre %25 daha da artırdığını ortaya koyuyor.

GPU Tweak ile Kolay Hız Aşırtma
ASUS GeForce GTX 650-E, beraberinde gelen GPU Tweak hız aşırtma aracı sayesinde çok daha yüksek performans verebiliyor. Kullanımı kolay arayüzü ile grafik işlemci ve belleklerin saat hızlarını ve voltaj değerlerini değiştirmeye olanak tanıyan, güvenli hız aşırtma için fan hızını da değiştirebileceğiniz GPU Tweak ayrıca belli uygulamalar ve oyunlar için farklı hız aşırtma profilleri oluşturmanızı da mümkün kılıyor.

ASUS GeForce GTX 650-E modeli 2013 yılı içinde Türkiye’de piyasaya çıkacak.

Teknik Özellikler
Model adları: GTX650-E-1GD5 ve GTX650-E-2GD5

GPU: NVIDIA GeForce GTX 650

GPU saat hızı: 1071MHz

CUDA çekirdeği: 384 adet

Veriyolu desteği: PCI Express 3.0

Bellek: 1GB (GTX650-E-1GD5) veya 2GB (GTX650-E-2GD5)

Bellek frekansı: 5GHz (1250MHz)

Bellek arayüzü: GDDR5 (128-bit)

En yüksek DVI çözünürlüğü: 2560 x 1600

Görüntü çıkışları: 1 x dual-link DVI-D, 1 x HDMI (HDCP uyumlu), 1 x VGA

Yanında gelen yazılım: Sürücü, GPU Tweak aracı, ASUS araçları

Boyutlar: 19,8 x 11,5 x 3,9cm
Devamı →

Apple'dan Lazer Klavye Patenti

ABD Patent ve Marka Ofisi geçtiğimiz günlerde yayınladığı Apple, patentleri arasında yer alan patentlerden biri Apple'ın lazer klavye üzerinde çalışıyor olabileceğini gösteriyor.

PatentlyApple'ın gündeme getirdiği bu patentlerde yer alan projelerden biri de derinlik algısı sistemi. Bu sistem sayesinde iMac'lerin kullanıcı cihaza yaklaştığında ya da uzaklaştığında, belirli bir programı açabileceğini ya da uyku moduna girip çıkabileceğini gösteren patente yer alan bir madde ise bir hayli ilgi çekici.
Patente yer alan bu maddede ilgili görselden bahsedilerek, derinlik algısı sisteminin iPad gibi bir mobil cihaza yerleştirilerek, bu sistem ile masa gibi bir düzlem üzerinde projeksiyon aracılığıyla bir klavye gibi bir kontrol paneli oluşturulabileceği öngörülüyor.
Her ne kadar Apple'ın aldığı bu patent biz kullanıcıları heyecanlandırsa da, bu sistemin belki de hiç hayata geçmeyebileceği ve rakiplerin önüne geçmek için alınmış bir patent olabileceğini de unutmamak lazım ama kim bilir belki gelecekte bir gün Apple aşağıdaki konsept tasarımda olduğu gibi bir iPhone piyasaya sürer.

Devamı →

Apple’dan akıllı ayakkabı

ABD’li elektronik devi Apple, patent rekabetinde beklenmedik bir adım attı. Apple, sensörlerle donatılmış ‘akıllı ayakkabı’ patenti için başvuruda bulundu.
Ayakkabının özelliği, hareketlerinizi ölçerek, ne zaman yeni bir ayakkabıya ihtiyacınız olduğu konusunda sizi uyaracak olması.
Elektronik devleri arasında yaşanan patent mücadelesi önceden tanık olmadığımız bir gelişmeye sahne oldu. Apple, mobil cihazların çok uzağına kalan bir ürün için patent başvurusu yaptı. Elektronik devi, sensör monte edilmiş akıllı ayakkabı üretimi için ilk hamlesini yaptı.
Mashable sitesinin haberine göre, Apple’ın patenti için başvuruda bulunduğu ayakkabılar, dışarıdan belli olmayan ve kullanıcıyı rahatsız etmeyen hareket algılayıcı sensörlere sahip olacak. Kullanıcılar, kullanımı rahatsızlık vermeyen akıllı ayakkabıları sayesinde ne kadar hareket ettiklerini bilecek, ayakkabılarının ne kadar ömrü kaldığını takip edebilecek.
Apple, ABD Patent ve Marka Ofisi’ne yaptığı başvuruda, ayakkabıların insan sağlığı için ne kadar önemli olduğunu vurguladı:
“Ayakkabılar (örneğin spor ayakkabısı ve botlar), ayaklar için konfor ve koruma sağlar. Daha da önemlisi, ayakkabılar ayak yaralanmaları ve sakatlanmalarının önüne geçilmesi için fiziksel destek unsuru oluşturur. Ayakkabılar, koşu, futbol ve Amerikan futbolu gibi yoğun fiziksel aktivitelerde destek sağlar. Ayakkabılar giyildikçe, sağladıkları destek de azalır, sakatlık riski de böylece artar. Kritik bir seviye aşıldığında ise ayakkabı fazla giyilmemiş gibi görünse de, ayakkabı gerekli desteği sağlayamaz ve ayağa zarar verebilir.”
Mashable, Apple’ın akıllı ayakkabıya yerleştirmeyi planladığı sensörün uzun bir tabaka şeklinde olacağını veya topuk kısmına ekleneceğini öne sürdü. Sensör, ayakkabının ne kadar kullanıldığını ölçerek, değiştirilmesi gerektiği zaman giyen kişiye ‘alarm verecek.’
Engadget sitesi, sensörün aynı zamanda ayakkabının üzerindeki bir ekranla da bağlantılı olabileceğini öne sürdü. Böylece, iOS işletim sistemli Apple cihazlarıyla ayakkabı arasında bir bağlantı kurulabileceği ifade edildi.
Devamı →

Akılı telefonlarda Kredi kartı

Yeni bir sistem sayesinde cep telefonları banka ve kredi kartı olarak kullanılabilecek.
Bankalararası Kart Merkezi’nin sağladığı yeni sistem sayesinde cep telefonları banka ve kredi kartı olarak kullanılabilecek.
Bankalararası Kart Merkezi (BKM), cep telefonları ile temassız ödeme gerçekleştirilmesini sağlayan Güvenilir Servis Sağlayıcı (Trusted Service Manager, TSM) hizmetini sunmak üzere gerekli çalışmalarını tamamladı.
BKM tarafından yapılan açıklamaya göre, BKM, akıllı cep telefonlarıyla temassız ödemelerin gerçekleşmesine yönelik altyapı hizmeti sunmak üzere sertifika aldı.
Türkiye’de cep telefonlarıyla temassız ödeme yapılabilmesi konusunda çalışmalarını sürdüren BKM, bu sertifika ile sistemin hayata geçmesi konusunda önemli bir adım attı.
Kurulduğundan bu yana, Türkiye’de ödeme sistemlerini geliştirmek ve yaygınlaştırmak için çalışmalarını aralıksız sürdüren BKM, 2008 yılında başlatmış olduğu Yakın Alan İletişimi (Near Field Communication, NFC) özellikli akıllı cep telefonlarıyla ödeme yapılabilmesi için gerekli olan altyapı çalışmalarını tamamladı.
Bankalar, BKM’nin sağladığı Güvenilir Servis Sağlayıcı sistemi ile müşterilerine, Yakın Alan İletişimi olarak adlandırılan NFC özelliğine sahip cep telefonlarını, kredi ve banka kartı olarak kullanabilme hizmeti sunacak.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Bankalararası Kart Merkezi Genel Müdürü Dr. Soner Canko şunları ifade etti:
“BKM olarak Güvenilir Servis Sağlayıcı hizmetimiz ile Türkiye’de cep telefonu ile temassız ödeme uygulamasını hayata geçirebilmek için çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Altyapı konusunda dünyanın birçok ülkesinden öndeyiz ve yatırımımızı tamamlamış bulunmaktayız.
Aldığımız sertifika ile sistemin uygulamaya geçmesi adına büyük bir adım atmış olduk. NFC özellikli akıllı telefonlar yaygınlaştıkça hızla artacağına inandığımız mobil ödemeler, ’2023 Nakitsiz Ödemeler’ hedefimiz ve kayıt dışı ekonomiyle mücadelede önemli bir yapı taşı olacak.”
Açıklamaya göre, BKM’nin Güvenilir Servis Sağlayıcı altyapısı tüm bankaları, tüm mobil operatörleri ve tüm cep telefonu markalarını destekleyecek şekilde konumlandırıldı.
Güvenilir Servis Sağlayıcı altyapısı sayesinde, NFC uyumlu akıllı telefonlara sahip kart kullanıcıları, her türlü ürün ve hizmet ödemelerini cep telefonlarıyla yapabilecek.
Kartı yanında olmayanların da hayatını kolaylaştıracak uygulama ile özellikle ulaşım alanında otobüs, tren ve metro kullanımında ve günlük hayatta yapılan birçok küçük tutarlı ödeme, NFC uyumlu akıllı telefonları turnikeye okutarak gerçekleştirilebilecek.
Bunun için NFC uyumlu akıllı cep telefonlarını ödeme noktasındaki temassız POS cihazına yaklaştırmak yeterli olacak. BKM’nin uygulaması ile, bu ödemeler bankaların sunduğu kartlar üzerinden yapılacak.
Devamı →